kafanet
Rehber KPSS Lisans MEB AGS ÖABT DHBT Araçlar Başarı Hikayeleri
Giriş Yap Ücretsiz Kayıt Ol
KPSS Vatandaşlık

Anayasa Yargısı ve İptal Davası: KPSS Vatandaşlık Konu Anlatımı

KPSS Vatandaşlık dersinde anayasa yargısı denince akla ilk gelen kavramlardan biri iptal davasıdır. Fakat soyut norm denetimi ile somut norm denetimini birbirine karıştırmak, sınavda can sıkıcı hatalara yol açar. Bu rehberde, 1982 Anayasası ve Anayasa Mahkemesi Kanunu ışığında iptal davasının tüm inceliklerini, yetkili kişileri ve iptal kararlarının sonuçlarını ezberci anlayış yerine mantığıyla ka

KPSS Vatandaşlık dersinde anayasa yargısı denince akla ilk gelen kavramlardan biri iptal davasıdır. Fakat soyut norm denetimi ile somut norm denetimini birbirine karıştırmak, sınavda can sıkıcı hatalara yol açar. Bu rehberde, 1982 Anayasası ve Anayasa Mahkemesi Kanunu ışığında iptal davasının tüm inceliklerini, yetkili kişileri ve iptal kararlarının sonuçlarını ezberci anlayış yerine mantığıyla kavratmayı hedefliyoruz.

Anayasa Yargısı ve Norm Denetimi: Temel Kavramlar

Anayasa yargısı, kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenmesi faaliyetidir. Amacı, hukuk devleti ilkesini korumak ve anayasanın üstünlüğünü sağlamaktır. Bu denetim, Türkiye’de Anayasa Mahkemesi tarafından yürütülür. Mahkeme, norm denetimi adı verilen iki temel yolla hareket eder: soyut norm denetimi (iptal davası) ve somut norm denetimi (itiraz yolu). KPSS’de her yıl bu iki tür arasındaki farklara dair en az bir soru gelir. Adaylar genellikle “soyut” ve “somut” kavramlarını karıştırdığı için basit puan kaybeder. Oysa mantığını kavrarsan, soruları yanılgısız çözersin.

Norm denetimi türlerini birbirinden ayıran en temel özellik, somut bir uyuşmazlığın varlığıdır. Soyut denetimde ortada bir dava yokken, belirli makamlar doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne başvurur. Somut denetimde ise görülmekte olan bir davadaki hakim, uygulayacağı kanun maddesini anayasaya aykırı bulursa meseleyi Anayasa Mahkemesi’ne taşır. Aşağıda her iki yolu derinlemesine inceleyeceğiz.

İptal Davası (Soyut Norm Denetimi) Nedir?

İptal davası, bir kanunun, Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) veya TBMM İçtüzüğü’nün, yürürlüğe girdikten sonra, şekil veya esas bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nde açılan davadır. Adına “soyut” denilmesinin sebebi, somut bir uyuşmazlık olmaksızın, doğrudan iptal talebiyle başvurulmasıdır. Yani bir kanun Resmî Gazete’de yayımlandığı andan itibaren, henüz hiçbir olaya uygulanmamış olsa bile iptal davasına konu olabilir.

Anayasa Mahkemesi, iptal davasında şekil ve esas denetimi yapar. Şekil denetimi, kanunun yapılış usulüne ilişkindir: yetkili organ tarafından çıkarılıp çıkarılmadığı, son oylamanın Anayasa’da öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı gibi. Esas denetimi ise kanunun içeriğinin Anayasa maddelerine uygun olup olmadığına bakar. Örneğin, bir kanun temel hak ve özgürlükleri Anayasa’ya aykırı biçimde sınırlandırıyorsa, esas bakımından iptali istenebilir. Ancak dikkat: olağanüstü hal KHK’ları için iptal davası açılamaz; bu, Anayasa’nın 148. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu bilgi, sınavda çeldirici olarak sıkça kullanılır.

Şekil Bozukluğuna Dayalı İptal Davası

Şekil denetimi, son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığıyla sınırlıdır. Anayasa değişiklikleri de dahil olmak üzere, şekil bozukluğu ancak Cumhurbaşkanı veya TBMM’nin son oylamaya katılan üyelerinin beşte biri tarafından ileri sürülebilir. Önemli bir ayrıntı: Ana muhalefet partisi meclis grubu şekil denetimine dayalı iptal davası açamaz. Bu yetki sadece sayılan iki makama aittir. Ayrıca, şekil bozukluğu iddiasıyla iptal davası, diğer iptal davaları gibi 60 günlük süreye tabidir. KPSS’de bu nokta özellikle sorulur: “Aşağıdakilerden hangisi şekil bozukluğu nedeniyle iptal davası açabilir?” sorusunun cevabında ana muhalefet partisi olmaz.

Esastan İptal Davası

Esastan iptal davası, kanun hükmünün Anayasa’ya içerik yönünden aykırılığı iddiasına dayanır. Bu davayı açabilecek olanlar: Cumhurbaşkanı, ana muhalefet partisi meclis grubu ve TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki milletvekilleridir. 600 milletvekilinin olduğu Meclis’te bu sayı 120 değil, tam tamsayının beşte biri olan 120’dir ancak Anayasa’nın 150. maddesi “en az beşte biri” dediği için 120 milletvekili yeterlidir. Uygulamada genellikle “110 milletvekili” denmesi, 2017 öncesi 550 üzerinden hesaplandığı içindir. Güncel sayı 120’dir. Sınavda 110 şıkkı görürseniz, bu eski bilgidir; doğru cevap 120 olarak aranır. İktidar partisi grubu ise iptal davası açamaz; yetki yalnızca ana muhalefete verilmiştir. Bu da KPSS’nin vazgeçilmez çeldiricisidir.

Somut Norm Denetimi (İtiraz Yolu) ile Temel Farklar

Somut norm denetimi, bir mahkemede görülmekte olan bir davada, uygulanacak bir kanun maddesinin anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla, mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasıdır. Burada somut bir uyuşmazlık vardır ve başvuruyu birey ya da kurum değil, bizzat mahkeme yapar. Mahkeme, iddiayı ciddi bulursa başvurmak zorundadır; takdir yetkisi yoktur. Anayasa Mahkemesi, beş ay içinde karar vermek zorundadır. Eğer bu sürede karar çıkmazsa, mahkeme davayı mevcut kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Oysa iptal davasında böyle bir süre sınırı yoktur; Anayasa Mahkemesi, iş yüküne göre kararını istediği zaman verebilir.

Somut norm denetiminde, sadece davada uygulanacak olan kanun maddesi için başvuru yapılır. İptal davasında ise kanunun tümü veya belirli maddeleri hakkında dava açılabilir. Ayrıca itiraz yolunda süre kısıtlaması yoktur; dava her aşamada, hatta temyizde bile gündeme gelebilir. İptal davası ise Resmî Gazete’de yayımdan itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu farklılıklar sınavda karşılaştırmalı olarak sorulur. Aşağıdaki tablo, iki denetim yolunu netleştirecektir.

İptal Davası ve İtiraz Yolu Karşılaştırması

Kriter İptal Davası (Soyut Norm Denetimi) İtiraz Yolu (Somut Norm Denetimi)
Başvuru Yapan Cumhurbaşkanı, ana muhalefet partisi grubu, 120 milletvekili Mahkeme
Konusu Kanun, KHK (OHAL KHK’ları hariç) veya TBMM İçtüzüğü Davada uygulanacak kanun maddesi
Süre Resmî Gazete’de yayımdan itibaren 60 gün (hak düşürücü) Süre sınırı yok; mahkeme 5 ay içinde karar bekler
Somut Uyuşmazlık Gerekmez Zorunludur (derdest dava)
Kararın Bağlayıcılığı Herkesi bağlar, Resmî Gazete’de yayımlanınca yürürlüğe girer Herkesi bağlar; karar verilmezse mahkeme dosyayı mevcut hukuka göre çözer

İptal Davası Açabilecekler ve Dava Açma Süresi

1982 Anayasası’nın 150. maddesine göre, iptal davasını şu kişi ve kurumlar açabilir:

  • Cumhurbaşkanı
  • Ana muhalefet partisi Meclis Grubu
  • TBMM üye tamsayısının en az beşte biri (120 milletvekili)

Bu liste esastan iptal davası için geçerlidir. Şekil bozukluğu iddiasıyla iptal davasında ise ana muhalefet partisi devre dışı kalır; sadece Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin son oylamaya katılan üyelerinin beşte biri yetkilidir. Anayasa değişikliklerine karşı iptal davası ise yalnızca şekil bakımından ve yine Cumhurbaşkanı ya da TBMM’nin beşte biri tarafından açılabilir. Yani anayasa değişikliğinin esas denetimi yapılamaz.

İptal davası açma süresi, kanun, KHK veya içtüzik Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra 60 gündür. Bu süre hak düşürücüdür; geçtikten sonra dava açılamaz. 60 günün hesabında tatiller ve resmi günler dikkate alınır; sürenin son günü tatile denk gelirse, süre bir sonraki iş günü sonuna kadar uzar. Sınavda “90 gün” gibi yanıltıcı şıklar sıkça yer alır.

Özel Durumlar ve Güncel Değişiklikler

2017 Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı’nın iptal davası açma yetkisi genişletildi. Önceden sadece belirli kanunlarda veya şekil denetiminde yetkiliydi; şimdi tüm kanunlar için iptal davası açabilir. Ayrıca, iktidar partisi grubunun iptal davası açamayacağı kuralı hâlâ geçerlidir. Ana muhalefet partisi grubu, partinin TBMM’deki en az 20 milletvekiliyle temsil edilmesi şartıyla bu yetkiyi kullanır. Eğer ana muhalefet partisinin milletvekili sayısı zamanla 20’nin altına düşse bile, bir sonraki seçime kadar grubu varlığını sürdürür ve iptal davası açma yetkisini korur. Bu incelik, sorularda karşınıza çıkabilir.

Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararları ve Sonuçları

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Ancak Mahkeme, istisnai durumlarda, iptal kararının yürürlük tarihini en fazla bir yıl erteleyebilir. Bu erteleme, kanuni boşluk oluşmaması için yasama organına süre vermek amacıyla yapılır. İptal kararları yasama, yürütme, yargı organlarını, idareyi ve kişileri bağlar; yani herkes için geçerlidir.

İptal kararlarının en önemli özelliklerinden biri, geriye yürümezlik ilkesidir. İptal edilen kanuna dayanarak, kararın yürürlüğe girmesinden önce yapılan işlemler geçerliliğini korur. Örneğin, bir vergi kanunu iptal edildiğinde, daha önce o kanuna göre tahsil edilen vergiler geri istenemez. Bu ilke, hukuki güvenliği sağlar. KPSS’de “iptal kararları geçmişe etkili midir?” sorusuyla sıkça karşılaşırsın; cevap her zaman “hayır”dır.

Anayasa Mahkemesi, iptal davası sırasında, telafisi güç zararların önlenmesi için yürürlüğü durdurma kararı verebilir. Bu karar geçici bir önlemdir ve nihai karar verilene kadar ilgili kanun hükmünün uygulanmasını durdurur. Yürürlüğü durdurma kararı da Resmî Gazete’de yayımlanır ve herkesi bağlar. Ancak, Mahkeme bu kararı verirken oldukça titiz davranır; her başvuruda otomatik olarak vermez.

İptal Kararının Etkisi ve Boşluk Yönetimi

Bir kanunun iptal edilmesi, hukuk düzeninde boşluk yaratabilir. Anayasa Mahkemesi, bu boşluğu dolduracak şekilde karar veremez; aksi halde kanun koyucu gibi hareket etmiş olur. Mahkeme, iptal kararının yürürlüğünü erteleyerek yasama organına süre tanır. Eğer yasama organı bu süre içinde yeni düzenleme yapmazsa, boşluk mahkeme içtihatlarıyla doldurulmaya çalışılır. Ancak bu, Anayasa Mahkemesi’nin değil, diğer yargı organlarının görevidir. KPSS’de boşluk yönetimiyle ilgili soru nadir de olsa gelebilir.

KPSS'ye Yönelik Püf Noktaları ve Sık Yapılan Hatalar

Bu konuda yapılan en yaygın hata, iptal davası açabilecekleri karıştırmak. Özellikle “iktidar partisi grubu” ifadesi çeldirici olarak konur. Ana muhalefet partisi grubu dışında hiçbir parti grubu bu yetkiye sahip değildir. Bir diğer hata, 60 günlük süreyi 90 günle karıştırmaktır. Ayrıca, anayasa değişikliğinin esas bakımından denetlenebileceğini sanmak büyük yanılgıdır. Anayasa değişiklikleri yalnızca şekil denetimine tabidir.

Somut norm denetiminde, mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurup başvurmama konusunda takdir yetkisi olup olmadığı sıkça sorulur. Cevap: Takdir yetkisi yoktur; iddiayı ciddi bulursa başvurmak zorundadır. Ancak, “ciddi bulma” konusunda bir değerlendirme yapabilir. Beş aylık bekleme süresi de önemli: Bu süre, Anayasa Mahkemesi’nin kararı için tanınmış azami süredir, mahkemenin bekleme süresi değil. Mahkeme beş ay sonunda karar gelmezse davayı mevcut hukuka göre sonuçlandırır. Adaylar genelde “mahkeme beş ay bekler” der; oysa mahkeme beklemez, Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesini bekler, süre aşımında yola devam eder.

Yürürlüğü durdurma kararı da çeldirici olarak kullanılır. Anayasa Mahkemesi’nin her iptal davasında otomatik olarak yürürlüğü durdurma kararı vermediğini unutma. Ayrıca iptal kararlarının geriye yürümezliği, hukuk devleti ilkesinin bir yansımasıdır ve mutlaka bilinmelidir.

Örnek KPSS Soruları ve Çözümleri

Soru 1: “İptal davası açabilmek için öngörülen süre aşağıdakilerden hangisidir?”
A) 30 gün
B) 60 gün
C) 90 gün
D) 120 gün
E) 180 gün
Doğru cevap: B) 60 gün. Resmî Gazete’de yayımı izleyen 60 gün içinde dava açılmalıdır.

Soru 2: “Aşağıdakilerden hangisi soyut norm denetimi (iptal davası) açamaz?”
A) Cumhurbaşkanı
B) Ana muhalefet partisi meclis grubu
C) İktidar partisi meclis grubu
D) 120 milletvekili
E) TBMM üye tamsayısının beşte biri
Doğru cevap: C) İktidar partisi meclis grubu. İktidar partisine bu yetki verilmemiştir.

Soru 3: “Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?”
A) Kararlar geçmişe yürür.
B) Gerekçesiz açıklanabilir.
C) Yalnızca davayı açanı bağlar.
D) Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
E) Her durumda bir yıl ertelenerek yürürlüğe girer.
Doğru cevap: D) Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer. Diğer seçenekler yanlıştır; özellikle A şıkkı (geriye yürür) sıkça düşülen bir hatadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İptal davası nedir?

İptal davası, yürürlüğe girmiş bir kanun, KHK veya TBMM İçtüzüğü’nün şekil veya esas bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nde açılan soyut norm denetimi yoludur. Somut bir uyuşmazlık şartı aranmaz, belirli makamlar doğrudan başvurabilir.

Soyut norm denetimi ile somut norm denetimi arasındaki fark nedir?

Soyut norm denetimi (iptal davası) somut bir olaya dayanmadan, belirli makam ve kişiler tarafından doğrudan Anayasa Mahkemesi’nde açılır. Somut norm denetimi (itiraz yolu) ise derdest bir davada uygulanacak kanun maddesinin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşınır. En önemli fark süre, başvuran ve uyuşmazlık şartıdır.

Anayasa Mahkemesi'ne kimler iptal davası açabilir?

Esastan iptal davasını Cumhurbaşkanı, ana muhalefet partisi Meclis Grubu ve TBMM üye tamsayısının en az beşte biri (120 milletvekili) açabilir. Şekil bozukluğuna dayalı iptal davasında ise ana muhalefet partisi yetkili değildir; yalnızca Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin beşte biri yetkilidir.

İptal davası açma süresi ne kadardır?

Kanun, KHK ve TBMM İçtüzüğü için Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 60 gündür. Bu süre hak düşürücü olup, geçmesi halinde dava açılamaz.

Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğe girmesi nasıl olur?

İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girer. Anayasa Mahkemesi, iptal kararının yürürlük tarihini en geç bir yıl erteleyebilir.

İptal kararları geriye yürür mü?

Hayır, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları geriye yürümez. İptal edilen kanuna dayanılarak kararın yürürlüğünden önce yapılan işlemler geçerliliğini korur. Bu, hukuki güvenlik ilkesinin bir sonucudur.

Yürürlüğü durdurma kararı nedir?

Anayasa Mahkemesi, iptal davası sırasında telafisi güç zararları önlemek için geçici önlem olarak yürürlüğü durdurma kararı verebilir. Bu karar, nihai karar verilene kadar ilgili kanun hükmünün uygulanmasını durdurur ve Resmî Gazete’de yayımlanır.

İptal davası ile itiraz yolu arasındaki farklar nelerdir?

İptal davası soyut, itiraz yolu somuttur. İptal davasında süre 60 gündür, itiraz yolunda mahkeme Anayasa Mahkemesi’nin 5 ay içinde vereceği kararı bekler. İptal davasını belirli makamlar açar, itiraz yolunu mahkeme başlatır.

Sıkça Sorulan Sorular

İptal davası nedir?
İptal davası, yürürlüğe girmiş bir kanun, KHK veya TBMM İçtüzüğü’nün şekil veya esas bakımından Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nde açılan soyut norm denetimi yoludur. Somut bir uyuşmazlık şartı aranmaz, belirli makamlar doğrudan başvurabilir.
Soyut norm denetimi ile somut norm denetimi arasındaki fark nedir?
Soyut norm denetimi (iptal davası) somut bir olaya dayanmadan, belirli makam ve kişiler tarafından doğrudan Anayasa Mahkemesi’nde açılır. Somut norm denetimi (itiraz yolu) ise derdest bir davada uygulanacak kanun maddesinin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşınır.
Anayasa Mahkemesi'ne kimler iptal davası açabilir?
İptal davasını Cumhurbaşkanı, ana muhalefet partisi Meclis Grubu ve TBMM üye tamsayısının en az beşte biri (120 milletvekili) açabilir. Şekil bozukluğuna dayalı iptal davasını ise yalnızca Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin beşte biri açabilir.
İptal davası açma süresi ne kadardır?
Kanunların, KHK’ların ve TBMM İçtüzüğü’nün iptali için Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekir. Bu süre hak düşürücüdür.
Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlüğe girmesi nasıl olur?
İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girer. Anayasa Mahkemesi istisnai olarak kararın yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere erteleyebilir.
İptal kararları geriye yürür mü?
Hayır, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları geriye yürümez. İptal edilen kanuna dayanılarak kararın yürürlüğünden önce yapılan işlemler geçerliliğini korur. Bu, hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
İptal davası ile itiraz yolu arasındaki farklar nelerdir?
İptal davası soyut bir denetimdir; itiraz yolu ise somut bir uyuşmazlıktan doğar. İptal davasında süre 60 gündür, itiraz yolunda mahkemenin beş ay beklemesi gerekir. İptal davasını belirli makamlar açar, itiraz yolunu mahkeme başlatır.